![]() |
|||||
|
Hiçbir çocuk sonsuza kadar çocuk kalmayacak, hiçbir özel gün bir daha aynen tekrarlanmayacak. Zamanı yakalayıp dondurmak ancak fotografla mümkündür. Dönüp baktığında sadece fotograf olur o anı hatırlatan ve ne kadar cok olursa o kadar şanslısındır. En güzel anılar hep çok çabuk geçer ve hatırlamak mutlu eder, görmek daha mutlu. Benim için herşey "anne! benim ne kadar da az çocukluk fotoğrafım var" diyerek ve babamın bana ortaokulda aldığı Canon AE-1 ile başladı. Ne kadar fotoğraf çeksem hep daha çok çekmek istedim ve elimden hiç düşürmedim makinemi. Bu benim üniversitede bölümümü seçmemde de etkili oldu ve Bilkent Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi İletişim ve Tasarım bölümünde çok severek okudum. Kendi kişisel fotoğraf sergimi açarak 2006 yılında mezun oldum. İstanbul'da bir sene fotograf baskı atölyesinde çalıştıktan sonra Londra'ya gittim. Orda bulunma amacım olan yüksek lisans eğitimimi tamamladıktan ve bol bol fotoğraf çektikten sonra tekrar İstanbul'a döndüm. Beni en mutlu eden şeyi ararken hayatımda en çok sevdiğim 2 şey, çocuklar ve fotograf bana ışık oldu. İnanıyorum ki hiçbir çocuk büyüdüğünde ne kadar çok fotografım var diye üzülmez ve insan hayatının en özel anları "göre göre" hatırlanmaya değerdir. Bir fotoğraf bin söze bedelse fazla söze gerek yok... |
![]() |
|
![]() |
||